MİTOLOJİNİN BERGENİ: MEDUSA

medusa büstü

MEDUSA KİMDİR? ÖLÜMLÜ MEDUSA

Medusa kimdir diye soracak olursanız, hikâyeyi en başından alalım. Bir varmış bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur saman içinde Antik Yunan’da güzeller güzeli bir kadın yaşarmış, adı da Medusa’ymış. Güzellik başa bela diye boşuna dememişler, bu kızcağızın da başına gelmeyen kalmamış. Gelin hikâyeye biraz daha derinden bakalım:

Başlamadan küçük bir parantez açalım. Medusa’nın hikâyesinin tek bir anlatımı yok. Hesiodos’un çok daha eski anlatısında Medusa, Phorkys ve Keto’nun kızı olan üç Gorgon kardeşten biriymiş ve kardeşleri Stheno ile Euryale’nin aksine ölümlüymüş. Bugün çok daha fazla bilinen; Medusa’nın güzelliği, Poseidon ve Athena’nın tapınağında yaşananlar ise daha sonraki bir kaynak olan Ovidius’un Metamorfozlarında karşımıza çıkıyor. Biz de hikâyeyi anlatırken bu farklılıkları göz önünde bulunduralım. Sonra yok ben böyle bilmiyordum, yok yanlış anlatıyorsun olmasın.

Ovidius’un anlatımını takip edecek olursak Medusa, fevkalade güzelliğiyle nam salmış bir ölümlüymüş. Allah çirkin şansı versin diye boşuna dememişler. Zira başına ne geldiyse güzelliğinden gelmiş. Aslında bu cümleyi yazdıktan sonra bi’ durdum düşündüm de hayır ya; bence başına gelenler güzelliğinden değil, kendini güçlü ve karşı konulmaz gören çoğu erkeğin yakalandığı bir hastalık olan narsisizm yüzünden gelmiş. Her neyse devam edelim:

Aslında Medusa’nın iki kız kardeşi daha varmış ama onlar ölümsüzmüş. Stheno ve Euryale adındaki bu iki kardeşin aksine Medusa ölümlüymüş. Ama dedik ya ölümlü olsa kaç yazar; tüm kadınları kıskandıracak, tanrıları kendine âşık edecek kadar güzel bir kadınmış Medusa. Zaten Ovidius’un anlatısında da Medusa’nın güzelliği ve özellikle saçları ön plana çıkıyor.

POSEİDON’DAN SONRASI

Dünya güzeli dedik boşa demedik, bu güzellikten Poseidon da nasibini almış. Denizlerin Tanrısı Poseidon Medusa’ya göz dikmiş.

Burada hikâyenin çok anlatılan hâllerinden birini düzeltmek gerekiyor. Genellikle bilinenin ya da sanılanın aksine Athena ile Poseidon karı-koca ya da sevgili değillermiş. Athena, Yunan mitolojisinin bakire tanrıçalarından biri. Yani anlayacağınız ortada aldatılan bir Athena, yasak aşk yaşayan bir Poseidon hikâyesi yok. Ama bu, Medusa’nın başına gelecekleri değiştirmiyor tabii.

Poseidon Medusa’ya göz dikmiş. Denizlerin tanrısı olsa bile erkek erkektir. Gerçi erkeklere mal etmemek lazım bu şerefsizliği. Ovidius’un anlatısına göre Poseidon, Athena’nın tapınağında Medusa’ya tecavüz etmiş. Ya kahhar, ya kahhar, ya kahhar Poseidon. Canım Medusa’m perişan olmuş.

Bu da yetmezmiş gibi olay Athena’nın tapınağında gerçekleşmiş. Anlatıya göre Athena da sırf bunun için Medusa’nın o güzel saçlarını yılanlara dönüştürmüş. Yani bir kadın onun tapınağında tecavüze uğradı diye yine kadını cezalandırmış. Vay anasını sayın seyirciler ya! Ama benim düşündüğümün aksine Athena’nın bunu kıskançlıktan yaptığı ya da Poseidon tarafından aldatıldığı için Medusa’dan intikam aldığı antik kaynaklarda yer almıyor. O kısmı Athena’nın niyetini açıklayan daha sonraki yorumlardan biri olarak görmek lazım. Ama bana soracak olursanız bence Athena sırf kıskançlığından yaptı.

Sonuçta olan yine Medusa’ya olmuş. O sırma saçların her bir teli bir yılana dönüşmüş.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Perseus belası çıkmış Medusa’nın başına.

Kral Polydectes’in de Perseus’un annesi Danae’ye gözü varmış ama delikanlı Perseus haliyle buna pek razı değilmiş. Bizim kral da bir hediye meselesini bahane edip Perseus’u başından savmak için Medusa’nın başını getirmesini istemiş. Yani anlayacağınız Medusa’nın kendisinden haberi bile olmayan bir kralın aşk hayatı yüzünden bir de başına Perseus musallat olmuş.

Athena ise bu görev sırasında Perseus’a yardım etmiş. Bak nasıl haset kokan hareketler bunlar, hâlâ salmıyo’ kadını ya. Perseus da Medusa’nın gözlerine doğrudan bakmamak için Athena’nın verdiği parlak kalkanı ayna gibi kullanmış ve Medusa uyurken başını gövdesinden ayırmış. Tebrikler Athena, başardın.

Benvenuto Cellini'nin Perseus ve Medusa heykeli
Benvenuto Cellini, Perseus ve Medusa’nın Başı.

Yahu akılsız Perseus bir dur, öncesine sonrasına bak di’ mi? Ama nerdeee; kadına tecavüz eden Poseidon gününü gün ederken mağdur olması yetmezmiş gibi bir de Perseus belasıyla uğraşıyor hatta uğraşamıyor. Bizimki de gövde gösterisi yapıp olmazı olduracak ya, kendisine verilen görevi sorgulamak yerine gidip uyuyan kadının kafasını kesmiş. Poseidon’a dokunan yok, olan yine Medusa’ya olmuş.

Ama öldürmeyen Allah öldürmüyor işte. Poseidon ile Medusa’nın birlikteliğinden iki çocukları olmuş. İşin acayip tarafı Pegasus ve Khrysaor adındaki bu iki kardeş, Perseus Medusa’nın başını kestiği anda annelerinin bedeninden çıkıvermişler.

Pegasus daha sonra yükselmiş de yükselmiş, tanrıların yanına kadar ulaşmış ve Zeus’un yıldırım ve şimşeklerini taşımaya başlamış. Khrysaor ise Kallirrhoe ile birlikte olmuş ve üç başlı Geryon’un babası olmuş.

Pegasus’un yolu ise daha sonra Bellerophon denilen başka bir arkadaşla kesişmiş.

YOLDA BULDUKLARIMIZ

Bu eleman kim diyecek olursanız kral torunu, kral oğlu bir zat. Bunun meselesi de biraz karışık.

Şimdi Bellerophon Tanrı vergisi olarak aşırı yakışıklı ve mert biriymiş. Bu yakışıklılık ve mertlik karşısında etkilenen Argos kralı Proitos’un karısı Anteia — bazı kaynaklarda Stheneboia — bizimkini baştan çıkarmaya çalışmış. Ama Bellerophon mertliğinin hakkını vermiş ve elin kadınının baştan çıkarmalarına pabuç bırakmamış. Kralın karısı bu duruma çok sinirlenmiş ve kocasına Bellerophon’un kendisine tecavüz etmeye yeltendiğini söylemiş. Abla bi’ de bayıl istersen!

Neyse bunu duyan kral doğal olarak çok sinirlenmiş. Ama elini kana bulamak istememiş ve Bellerophon’u yine bir kral olan kayınpederi Iobates’e göndermiş. Üstelik eline Bellerophon’un öldürülmesini isteyen gizli bir mesaj vermiş.

Iobates de Bellerophon’u doğrudan öldürmek yerine ona çok zor görevler vermiş. Bunların en meşhuru Khimaira’yı öldürmekmiş. Bellerophon’un Pegasus’la birlikteliği de burada devreye girmiş. Anlatının bazı versiyonlarında Athena, Bellerophon’a Pegasus’u ehlileştirebilmesi için altın bir dizgin vermiş.

Bellerophon Pegasus’un yardımıyla Khimaira’yı öldürmüş; ardından Solymler ve Amazonlarla savaşmak gibi başka görevlerden de sağ çıkmış.

O kadar anlattık Bellerophon’un hikâyesini bitirelim bari. Bellerophon bu zorlu görevleri geçmiş ve bunun sonucunda Iobates demiş ki “Bu pek mert bir delikanlı, belli ki Tanrılar tarafından da korunuyor. En iyisi ben kızımı ona vereyim. Bu da yetmez krallığımın bir kısmını da vereyim.”

Babanı seçemezsin, o senin kaderindir; ama kayınpederini seçememek senin ahmaklığın.

Yani Argos kralının karısı ondan kurtulmak isterken adam başka bir kralın damadı olmuş, iyi mi?

Ama Bellerophon bu zaferlerin başarısını taşıyamamış. Sonraki anlatılarda işi Olympos’a çıkmaya kadar vardırmış ve Pegasus’un sırtında tanrıların arasına yükselmeye kalkmış.

Zeus’a kafa tutmayacaktın birader.

Bellerophon Pegasus’un sırtından düşmüş ve böylece tarihin tozlu sayfalarının arasına karışmış. Bazı sonraki anlatılarda Zeus’un gönderdiği bir at sineğinin Pegasus’u soktuğu ve Bellerophon’un bu yüzden düştüğü anlatılıyor. Yani meşhur at sineği hikâyesini tamamen çöpe atmayalım ama bunun bütün antik kaynaklarda aynı şekilde anlatılmadığını da bilelim.

Pegasus ise yükselmiş de yükselmiş, yükselmiş de yükselmiş ve en sonunda tanrıların yanına ulaşmış. Hesiodos’un anlatısında Zeus’un sarayında yaşayıp onun yıldırım ve şimşeklerini taşımış.

Ulan o senin yeğenin be yeğenin!

MESELENİN BENCESİ

Caravaggio'nun Medusa eseri
Caravaggio, Medusa.

Bir kere Poseidon şerefsiz bir tecavüzcü. Athena ise Medusa’nın başına gelenlerden sonra onu cezalandıran sözde zekâ Tanrıçası. Perseus da Medusa’nın başını gövdesinden ayıran adam. Ama arkadaşlar şunu da belirtmeden edemeyeceğim, her şeyin fazlası zarar. Tamam anladık mütehassıssın, mütedeyyinsin falan da ne gerek var kendini tanrılara adamaya canım Medusa. Yaşa, hayatının tadını çıkar.

Ayrıca amcalardan her evrende ve çağda hayır gelmediğini gördük. Poseidon da çocuklarına sahip çıkmamış. Ne beklenir ki o pis tecavüzcüden?

Bunlara ek olarak bir kadına sırf kadın diye hak vermememiz gerektiğini de anladık. Bu, Athena’yı benim gözümde aklamıyor tabii. Ovidius’un anlattığı hikâyede Poseidon’un saldırısına uğrayan Medusa’nın saçlarını yılana çeviren yine Athena.

Ama bilmediği bir şey var ki Medusa’yı ölümsüz kılmış.

Velhasılkelam Antik Yunan’da olsan dahi Allah iyi insanlarla karşılaştırsın.

Boşuna demedim Medusa için mitolojinin Bergen’i diye. Medusa benim için kadınlığın, cesaretin ve haksız esaretin simgesidir. Medusa benim için büyük bir savaşçıdır. İsterdim ki eski güzelliğine kavuşsun ve o zor zamanlarda edindiği güçle hem o pis tecavüzcü Poseidon’dan hem de Athena’dan öcünü alsın, ikisini de kahr-u perişan etsin.

Hadi Medusa katil Perseus yüzünden yapamadı ama onun ruhunu taşıyan çocukları onun öcünü alsın. İyi bir savaşçı olan Khrysaor, Pegasus’un da yardımıyla analarına yapılanı bu canilerin yanına bırakmasın.

Ama maalesef gerçek hayatta da olduğu gibi mitolojik öykülerde de olan suçsuza oluyor. Suçlularsa pişkin pişkin yaşamaya devam ediyor.

Yaşasın Medusa’nın intikamı, yaşasın tüm onurlu kadınların mücadelesi! Kahrolsun tüm kötü ruhlar, kahrolsun suçsuzu cezasız bırakan bu kahpe düzen!